Gravity Rush 2 İncelemesi Gravity Rush 2 İncelemesi

Gravity Rush 2 İncelemesi

HaberİncelemelerOyun HaberleriOyun İncelemePlayStation 10 Ocak 2017 15:04 Ceyda Doğan Karaş

Yer çekiminin sınırlayıcı etkisini kenara bırakın! Gravity Rush, kaldığı yerden devam ediyor. Gravity Rush 2 incelememiz sizlerle! Gravity Rush 2 İncelemesi

Yer çekiminin sınırlayıcı etkisini “bir süreliğine” kenara bırakın! Gravity Rush, kaldığı yerden devam ediyor ve bu sefer hikayenin derinliklerine inerek, pek sevgili Kat’in aksiyon dolu dünyasına dalıyoruz. Yıl 2012, PlayStation Vita platformlarında çıkış yapan ve hatta o platformun belki de en iyi oyunlarından biri olan Gravity Rush, ardından 2016’nın Şubat ayında PS4 platformunda Gravity Rush Remastered olarak karşımıza çıkmıştı. PlayStation’ın başarılı özel oyunu olarak hayatta kalmaya devam eden oyun, PS4 platformunda Gravity Rush 2 ismiyle tekrar bizi eğlenceli dakikalara davet ediyor.

İlk oyunu oynayanlar hatırlarlar, yer çekimini ortadan kaldıran ve duvarlarda koşturan sevimli karakterimiz Kat ile birlikteydik. Muazzam güzellikte, bulutların ardında saklanan şehrin tadını çıkartıyorduk. Tabii maceramız birdenbire yarıda kesilmişti ve hikayeyi takip edenler, kendilerini soru yağmurunda boğulurken buldu. Kısacası Gravity Rush, masalı bitirilmesi gereken bir devam filmine ihtiyaç duydu.

İnceleme yazımıza devam etmeden uyarmakta fayda görüyorum; daha önce Gravity Rush oynamadıysanız ve ikinci oyuna dalacaksanız, hikayede kendinizi eksik hissedebilirsiniz. Tabii belli süre sonra Kat’in güçlerine ve karakterlere alışacaksınız ancak bir şeyler eksik diye düşüneceğinizden dolayı tavsiyem; ilk oyunu oynamanız ve ardından Gravity Rush – Overture animesini izlemeniz. Animesi çok uzun değil ve ikinci oyundan hemen öncesini anlattığı için devam konusu olması bakımından bağlayıcı özelliğe sahip.

İkinci oyunumuzda Hekseville şehrinden tamamen uzaklarda, farklı bir mekanda buluyoruz kendimizi. Güçlerimizi kaybettiğimiz ve karnımızı doyurmak için gemisine düştüğümüz insanların buyruklarını yerine getirmemiz gerekiyor. Bu sırada ilk oyundan tanıdığımız dedektif arkadaşımız Syd ile yan yanayız ancak Raven ve Dusty kayıp. Dusty’nin olmayışı, doğal olarak Kat’in güçlerini kullanamaması demek. Durum böyle olunca pek sevgili Kat, Syd ile ağır işler yapmak zorunda. Bir gün bu ağır işlerden birini yaparken, ilk oyundan hatırladığımız yaratıklar olan Nevi ırkı saldırıya geçer. Dusty’nin yanında olmayışı, Kat’in yer çekimi güçlerini kullanmasını engeller ve son anda ölümden döner. Aradan fazla zaman geçmez ki minik kedi dostumuz Dusty, kendisini gösterir. Kat’in yaşamaya çalıştığı gemiye Nevi ırkı, tekrar saldırır. Tahmin edebileceğimiz üzere Kat, güçlerini kullanır ve birçok insanın hayatını kurtarmayı başarır.

Gemisine düştüğümüz ekibin lideri Lisa, yaşanan Nevi olayından sonra Kat’e başta inanmadığı özür diler ve birlikte hareket ederler. Bundan sonrasında Nevi ırkı dışında başka düşmanlara ve engellere denk geleceklerdir. Bu sırada Raven hala kayıptır ve uğradığımız çeşitli şehirlerde yoksulluk, açık baş göstermektedir. Kat boş durur mu? Asi kızımız, başını beladan uzak tutamaz ve türlü maceraların ortasına dalarız.

Yeni oyunumuzda Kat’te ekstra eklenen iki farklı özel dövüş stili mevcut: Jupiter ve Lunar. Jupiter, yer çekimi gücünü arttırıyor yani havada kalma özelliğimiz azalıyor, ağırlaşıyoruz ancak buna bağlı olarak gücümüz iki katına çıkıyor. Süper kahraman inişi yapıp, moloz yığınlarını düşmana fırlatabiliyoruz. Lunar ise oldukça uzaklara zıplayabildiğimiz, karakterimizin hafif ve farklı dövüş kombolarına sahip olduğu dövüş stili. Havadaki düşmanlara karşı kullanışlı. Bu ikisinin yanında Kat’in kendi gravity stili yani alışık olduğumuz normal dövüş stili de mevcut. Oyunda ilerledikçe Jupiter ve Lunar stillerine sahip oluyoruz.

Gravity Rush 2’nin hikaye görevleri toplam 20 bölümden oluşuyor ve 40 farklı yan görev de buna eklenince, elimizde oynanış süresi oldukça uzun bir aksiyon, macera oyunu oluyor. Tam olarak olmasa da maksimum açık dünya elementlerine sahip olan oyunda, belli bir görevde değilsek dilediğimiz gibi uçup (yer çekimi barımızın yettiği kadarıyla) etrafı keşfedebiliyoruz. Kısacası bu oyunda sıkılmak diye bir seçeneğimiz yok. 

Belli görevler son derece kolayken, bazı görevler oldukça zor. Kimi görevlerde yer çekimi gücümüze odaklanırken, kimisinde kimseye görünmeden fotoğraf çekme gibi detaylara odaklanıyoruz. Mesela bir askerin arkasından sızıp, anahtar deliğinden hedefimizi bulup, ondan bilgi almaya çalışıyoruz. Yan görevler daha çok Kat’in gücünü ölçüyor. Açıkçası yan görevler aman aman eğlenceli veya zamanınızı harcamaya değen hikayelere sahip değiller. Onun yerine kafamıza göre mekanlarda uçmak ve mekan tasarımlarını incelemek, gizli yerlerden bol bol maden bulup, gücümüzü ikiye katlamak daha mantıklı bir seçim.

Başlarda oyunda sadece fakir insanlara yardım ettiğimizi, arkadaşlarımıza destek olduğumuzu ve başka bir aksiyon yaşamayacağımızı zannediyoruz. Ancak Gravity Rush 2, 20. bölüme yaklaştıkça yepyeni hikayelere yelken açıyor ve içerik, dallanıp budaklanıyor. Kat’in orijinal hikayesi, birçok soru işaretini yok ederken, Gravity Rush’ın da öncesindeki detayları öğrenme şansına sahip oluyoruz.



Ceyda Doğan Karaş Editor in chief

86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren'li. Star Wars, Doctor Who ve Blizzard delisi. 93'ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.