Drawn to Death İncelemesi Drawn to Death İncelemesi

Drawn to Death İncelemesi

HaberİncelemelerOyun HaberleriOyun İncelemePlayStation 10 Nisan 2017 15:00 Ceyda Doğan Karaş

Hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir liselinin not defterine giriş yapıyoruz. Bol şiddet ve kan içeren Drawn to Death incelememiz sizlerle. Drawn to Death İncelemesi

Son zamanlarda farklı konuları öne çıkartan, ilginç senaryolarıyla içerisinde kaybolabileceğimiz birçok oyun piyasaya çıktı. Oyuncu dediğiniz, hayalperest olur ve doğal olarak bizim beynimiz, ucu gözükmez çöllerden, derinliğini bilmediğimiz okyanuslar kadar engindir. Hayal konusunda bu sefer liseli bir çocuğun not defterine davetliyiz. Devam etmeden önce oyunun bol kan, küfür ve şiddet içerdiği konusunda sizi uyarmak isterim. Karşımızda Drawn to Death.

+16 yaş kitlesine hitap eden oyuna, sadece PlayStation 4 kullanıcıları ulaşabiliyor. TPS bakış açısı, Unity teknolojisiyle bir araya gelen Drawn to Death, ilk bakışta oldukça eğlenceli ancak bir noktadan sonra oyuncuyu sıkan bir yapıya sahip. Oyunun asıl olayı multiplayer olarak oynamak, hikaye namına pek fazla detay yok. Tabii eğlenceli çizimler ve yaratıcı mizah derseniz, o zaman Drawn to Death fena sayılmaz. İngilizce seviyeniz yeterliyse, birçoğunu anlamakta zorluk çekmeyeceksiniz. Drawn To Death’in multiplayer modları 1v1 brawl, 2v2 team deathmatch, 3 veya 4 oyunculu free-for-all. Bunların yanında bir de sadece yaratıkları boş boş kestiğimiz, çeşitli silahları toplayıp, puan depoladığımız mod da mevcut. 

Zamanında ve hatta belki de şimdi bile birçoğumuzun karalama defteri vardır. Kimi zaman ders sırasında sıkılıp, tahta sıramız olsun veya defterimizin boş kalan kısımlarına bir şeyler elbet karalamışızdır. Drawn to Death de bu kafayı kendisine ana fikir almış. Konu gereği liseli bir gencin karalama defterindeyiz. Bu çizimlerin dünyasına dalıyor ve çeşitli silahlarla karşımıza çıkan düşmanları parçalara ayırıyoruz. Oyunu denemeye karar verirseniz benden size tavsiye, eğitim kısmını mutlaka oynayın. 

Oyunun karakter çizimleri sert hatlara sahip. Belli kısımlar renklendirilmiş, belli kısımlar siyah-beyaz bırakılmış. Silah tasarımları da aynı şekilde uçuk. Karakterler, birkaç parçadan oluşan bebek oyuncaklardan farksız. Sanki hayalinizden fırlayan tuhaf yaratıklar gibiler ancak bir bakıma da oldukça eğlenceliler. Şimdiden uyarmakta fayda görüyorum: bu oyunda mantık aramayın. Zıpkınla kan havuzunun üzerinden atlarken kendinizi Kara Murat gibi hissedebilir, gitarınızla iblisleri cehennemin dibine yollamaya çalışırken, bol küfürlü notalar kullanabilirsiniz. Doğru okudunuz, karakterlerimiz sadece silah alıp, ortalığı kana bulamıyor, aynı zamanda özel güçlere de sahipler.

Her karakterin kendisine has bir özelliği var. Bazıları daha saldırıya yönelik yüksek hasar verirken, bazıları savunma konusunda oldukça başarılı. Tabii kimisi de elindeki kalkanıyla, tüm hasarı emip ağzımızın ortasına vurabiliyor. Tabii o kadar vur, kır, çizimler, uçuk yaratıklar falan derken oynanış kısmında kendini tekrar eden dinamikleri, bir yerden sonra oyuncuyu sıkmaya başlıyor. Karakter çeşitliliği varmış gibi görünse de arkada aslında mantık olarak hepsi aynı. Vücut hareketleri, konuşmaları derken en güçlü saldırıları dışında pek de farkları yok. 

Oyundaki diğer bir sorun ise kontroller. Konsolda hedef alabilme konusunda sıkıntılıysanız, bu oyun size göre değildir. Savaşın ortasında bir karakterden sıkılıp, sonraki savaşta başka karakter denemek istediniz diyelim; işte bu noktada oynanış da karakterler arasında farklılık göstermeyince, bayağı üzülüyorsunuz. Online shooter dediğinizde ister istemez oynanış kısmında çeşitlilik arıyorsunuz. Ne yazık ki Drawn to Death, bu konuda dersine pek de iyi çalışamamış.

Daha çok 90’lardaki kostümlerin öne çıktığı oyun, aynı zamanda oldukça da gürültülü. Müzik seçimleri, tıpkı seviye dizaynları kadar sert. Oyun, grafik konusunda bazılarınızı rahatsız edebilecek detaylara sahip. Drawn to Death, Unity teknolojisini kullanırken fazla parlak olmasının yanında, beyaz ve kırmızı tonlarına hakim. Merak etmeyin, başlarda gözleriniz oyunu yadırgayabilir. Eğitim kısmını tamamlayıp, birkaç maç attıktan sonra detaylara kısa sürede alışıyorsunuz.

Normalde mantık ve konu olarak oldukça eğlenceli olan oyunu, kafanızı dağıtmak için deneyebilirsiniz. Birkaç arkadaşınızla bir araya gelip yaratık beyni patlatmak mümkün. Tabii yalnız oynamak isterseniz, yeterince oyuncu bulamayabilirsiniz. Şimdilik sunucular biraz boş. 

Hearthstone: Journey to Un’goro Kart Açılışı

FRAGTİST DEĞERLENDİRME

5.5 / 10

Farklı çizimleri ve şiddet yanlısı oynanışıyla Drawn to Death, sıradan shooter'lardan daha fazlasını sunmuyor. PS Plus üyeliğiniz varsa deneyebilirsiniz.
Hayal gücünün sınırlarını zorlayan ilginç çizimler
Karakter tasarımları farklı ve uçuk
Aşırı şiddet içeren öğeleri kimi zaman oldukça eğlenceli
Bolca mizah
Kontroller sıkıntılı
Oyuncu bulmak "şimdilik" sıkıntılı
Oynanış kendisini fazla tekrar ediyor


Ceyda Doğan Karaş Editor in chief

86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren’li. Star Wars, Doctor Who, Yu-Gi-Oh ve Blizzard delisi. 93’ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.