Dead Rising 4 PC İncelemesi Dead Rising 4 PC İncelemesi

Dead Rising 4 PC İncelemesi

HaberİncelemelerOyun HaberleriOyun İncelemePC 29 Mart 2017 13:46 Ceyda Doğan Karaş

Zombilerle dansa hazır olun. Üzerinize zırhınızı geçirin, elinizde kılıcınızla her birinin kafasını uçurun. Dead Rising 4 incelememiz sizlerle. Dead Rising 4 PC İncelemesi

Eleştirmekte haklısınız. Dead Rising 4 çıkalı yıl oldu değil mi? Yok yahu. 2016’nın Aralık ayında Xbox One ve Windows 10 işletim sisteminde piyasaya çıkmıştı. Çok da uzak geçmiş değil aslında. Pek sevgili Windows 10’da oyun yüklemek ve oynamak büyük işkence olduğu için Dead Rising 4’ün Steam’e çıkış yapmasını bekledim, bu yüzden bu inceleme bu kadar geç yazıldı. Pişman değilim. “1 yıl sonra Steam’e gelecek, bekleyin” deseler, yine beklerdim. Çünkü Windows Store pişmanlıktır.

Dead Rising 4, hem hikaye bazlı hem de multiplayer olarak oynanabilen, çılgın eğlenceli bir hayatta kalma oyunu. İçerisinde birazcık korku ve beat ’em up öğeleri de var, hatta açık dünya kısmını da ucundan tutturuyor. 

Bu oyunda kendimizi 2022 yılında buluyoruz. Dünya’nın çivisi çıkmış durumda. Los Perdidos, California’daki zombi olaylarından 1 yıl sonrasını konu alan oyunda ana karakterimiz Frank West. Bir zamanlar kolejde fotoğraf muhabiri profesörü olan Frank, şimdi Vicky “Vick” Chu ile ilginç bir hikayenin peşinden gidiyor. Tabii olaylar, sıradan hikaye yakalama kısmından çok farklı hale geliyor. Askeri bir merkeze giren ikili, burada zombiler üzerinde bir takım deney yapıldığına denk gelir. Aradan geçen birkaç ay sonrasında Noel’e oldukça yakın bir dönemde Frank, ZDC’nin ajanı Brad Park tarafından bulunur. İşin daha korkutucu yanı ise yeni bir zombi salgınından bahsedilir. Zombiler daha tehlikeli, hızlı halde kurbanlarına saldırırlar. Bizim işimiz de bu salgını ortaya çıkaranı bulmak ve pek tabii ki bu sırada hayatta kalmaya çalışmaktır.

Oyun dünyasının en ilginç yapımlarından biri haline gelen Dead Rising 4’te, türlü türlü eşyalarla etkileşime geçebiliyoruz. Şövalye zırhından tutun Street Fighter kostümlerine, T-Rex maskesinden tutun inşaat aksesuarlarına kadar hemen hemen her eşyayı üzerimize alabiliyor, giyebiliyoruz, bunlarla zombileri pataklayabiliyoruz. Tabii ki taşıyabildiğimiz kadarını. İşin eğlencesi de burada başlıyor. Çeşitli araçlara binebiliyor ve zombileri ezip geçebiliyoruz veya daha güçlü silahlar yaratmak için onları farklı parçalarla birleştiriyoruz. Asit saçan çekiç mi istersiniz, yoksa zombileri dondurup parçalayan kılıç mı, belki de pompalı tüfek ile işleri kolaylaştırmak istersiniz; seçim sizin.

Açık dünya konusunda işinin hakkını veren oyunumuzda, çeşitli yan görevlere denk gelmek de mümkün. Özellikle zombiler tarafından etrafı sarılmış insanlara yardım etmek, bize ekstra ödüller kazandırıyor. Ancak elimizi çabuk tutmazsak, kurtulmaya çalışan arkadaş, zombilere yem oluyor. Ana hikaye ise daha çok araştırma konusu üzerine odaklı. Kimi zaman gizemli bir odaya giriyor veya hangarda araştırma yapıyoruz. Bize bilgileri veren belli kişiler, yanımızdan ayrılmayarak yardımda bulunabiliyorlar ve hatta elimizdeki silahları onlarla paylaşabilme imkanına sahibiz. Araştırma kısmında ise en büyük dostumuz fotoğraf makinemiz. Çeşitli modlara sahip fotoğraf makinemizde, parmak izlerini keşfedip şifreli kapıları açabiliyor veya gece görüşünde karanlıkta görebiliyoruz. Ayrıca günümüzün popüler “selfie” modundan da nasibimizi alabiliyoruz. Fotoğraf makinesi, gizemleri çözme konusunda bizim en önemli eşyamız. Tabii zombileri parçalayıp, ardından üzeriniz kan içerisinde bir de selfie alıp, anı ölümsüzleştirmek isterseniz olay başka tabii (ben yaptım mesela).

Sayısız eşya çeşitliliğinin yanında, yeteneklerimiz de hayatımızı kurtaran cinsten. Skill puanları, biz seviye atladıkça artıyor. 4 farklı skill’e sahibiz. Bunlar; Brawling , Fortitude, Shooting ve Survival. Her skill’in farklı avantajları var. Brawling sayesinde yakın mesafe silahlarınız daha fazla hasar verebiliyor. Fortitude sayesinde can barımız uzuyor ve daha dayanıklı hale geliyoruz. Shooting, adı üzerinde uzak mesafe ve mermi içeren silahlar konusunda gelişmemizi sağlıyor. Son olarak ise survival, hayatta kalma odaklı ve ayrıca craft konusunda oldukça işe yarar nitelikte. Craft konusu ise çeşitli malzemeleri bir araya getirip, daha güçlü silahlar, araçlar yaratmakla alakalı.

Dead Rising 4, kesinlikle herkese hitap eden bir oyun değil. Fazla saçma ve bir o kadar da eğlenceli olmasıyla dikkat çekiyor. Hani mantık arıyorsanız ve deneylerin arkasındaki gizemli kişilikler, işte aman zombiler nasıl çıkmış gibi detayları falan bir kenara bırakın. Absürt komedi, alakasız ama bir o kadar da eğlenceli müzik seçimleri, zibilyon tane eşya, silah, maske, kostüm ve dahası derken Dead Rising 4, keşfedilmeye açık dünyasıyla türünün hakkını verebiliyor. Ancak en büyük eksiği, seriyi sevenlere hitap ediyor. Yani daha önce Dead Rising serilerine bulaşmamışsanız, bu absürt komedi sizi biraz rahatsız edecektir. Hatta belki de oyun, size fazla kolay gelecektir. Oyundaki diğer bir sıkıntı ise kimi zaman kendiliğinden nedensiz kapanması. 

Grafik konusunda parlak renklere ve detaylı atmosfere sahip olan oyunda, ufak tefek bug’lara denk gelmek mümkün. Windows versiyonunun optimizasyonu oldukça kötüydü ve açıkçası oyuna, 30 dakika bile katlanamamıştım. Steam versiyonunda bu sorun giderilmiş, en azından ben denk gelmedim ve oynanış kısmı da yağ gibi akıyor.

Kısacası Just Cause, Saints Row gibi oyunları beğeniyorsanız, muhtemelen Dead Rising 4 size göre bir oyun demektir. 

Dead Rising 4’e Street Fighter Kostümleri Geliyor

FRAGTİST DEĞERLENDİRME

7 / 10

Önceki serileri oynadıysanız ve absürt eğlenceye ihtiyacınız varsa, biraz zombi kesip kafamı boşaltayım diyorsanız; Dead Rising 4 sizin oyununuz demektir.
Windows versiyonunun optimizasyon sorunu, Steam ile giderilmiş
Absürt komedinin en tatlı örneklerinden biri
Farklı müzik seçimleri ve karakterler arasında geçen diyaloglar
Oyunun senaryosu ve Frank West karakteri oldukça eğlenceli
Önceki serilerden çok farklı değil
Belli oyunculara göre fazla kolay
Ufak tefek teknik sorunlar ve bug'lar
Hikaye modundaki yan görev sayısı az


Ceyda Doğan Karaş Editor in chief

86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren’li. Star Wars, Doctor Who, Yu-Gi-Oh ve Blizzard delisi. 93’ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.