Perception İncelemesi Perception İncelemesi

Perception İncelemesi

HaberİncelemelerOyun HaberleriOyun İncelemePCVideo 8 Haziran 2017 17:45 Ceyda Doğan Karaş

Kabuslarına açıklık getirmeye çalışan kör Cassie'nin hikayesine davetlisiniz. Korku dolu yeni bir oyun olan Perception incelemesi sizlerle. Perception İncelemesi

Perception, aslında adının ardında saklanan “algı” konusuna odaklanıyor. Kısa  süreli oynanışına rağmen, hikayesinin ardındaki gizemler korku severlerin dikkatini çekmeyi başarıyor.

Oyun, indie firma The Deep End Games tarafından geliştirildi. Oynanışı hakkında merakınızı gidermek için aşağıdaki videoyu mıncıklamanız serbest. Eh, ben de biraz korkak bir insanım. FPS korku olunca uçan kuştan tırsarım ama oynamaktan ve hikayenin ardındaki gizemi çözemeye de bayılırım. Zira en etkileyici ve şaşırtıcı hikayelerin çoğunun ardından korku öğeleri vardır.

Konuyu fazla blog kafasına getirmeden Perception’a geri dönelim. Oyun, bizi Cassie isimli görme yetisini kaybeden bir kızla tanıştırıyor. Küçüklüğünden beri göremeyen Cassie, diğer duyurularını oldukça iyi kullanıyor. Burada çizgi roman takipçilerine güzel bir ipucu vereyim; Daredevil. Görme yetisini kaybetmesi, Cassie’nin göremediği anlamına gelmiyor. Ses dalgalarını çok iyi tanıyan Cassie, kabuslarına giren bir malikanenin ardındaki gizemi çözmek üzere yola koyuluyor. İşte bu noktada bütün hikaye bizi kocaman bir evin içerisine hapsediyor.

Kontrolleri son derece basit olan ve aksiyona girmeden evdeki “bir şey”den kaçtığımız oyunda, saklambaç oynayıp rüyamızda gördüğümüz eşyaları bulmaya çalışıyoruz. Ne zaman ki evde dolanırken ekran kırmızılaşıyor, işte o zaman tabanı yağlamanız gerekiyor ya da saklanabileceğiniz en yakın sandık, dolap gibi yerlere sıkışın. Bu sırada bol bol space tuşuna basarak, sesleri görüş alanınız gibi kullanmayı unutmamalısınız.

Oyunda grafik anlamında neredeyse hiçbir şey yok. Aslında var ancak buradaki detaylar daha çok kara kalem çalışmasından fırlamış gibi. Karakterimiz her “space” tuşuna bastığımızda belli bölgeyi anlık görebiliyor. Yeşil olarak görebildiğimiz kısımlar, kapılar veya etkileşime geçebildiğimiz geçişler, saklanabileceğimiz sandık ve dolaplardan ibaret. Onun dışında daha çok beyaz ve buz mavisi renklerin hakim olduğu oyunda, altıncı hissimizin gösterdiği eşyalar daha beyaz tonlarıyla süslenmiş.

Spoiler olmaması adına hikaye hakkında daha fazla yazmak istemem ancak beklentilerinizi de çok yükletmeyin. Oyun, gerçek bir hikayeden esinlenerek geliştirilmiş ve sonunda insanın kafasında birtakım soru işaretleri bırakabiliyor veya boşluk hissedebiliyorsunuz. Yani, pek de tatmin edici olduğu söylenemez.

Bu kadar detay yazdık, oyunun asıl sıkıntılı kısımlarını unuttuk. Oyun, zaman harcadıkça yeni hiçbir şey sunmuyor. Yani kaç, ipucu bul, oku… Burada Outlast 2 vakası yakaladığımı itiraf ediyorum. Başlangıçta “oo gerçek hikaye mi, vay be” deyip, sonundaki tatminsizlik biraz acı verici. Fikir olarak başarılı bile olsa bir yerden sonra sürekli space’e basmak, kafa şişiriyor. Evde peşimizde olan varlık, sese duyarlı ve tuhaf noktalarda bizi bulabiliyor ancak sessiz kalırsak da bildiğiniz gözümüze siyah perde iniyor. E bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu… 

Kısacası Perception, ruhsal hikayenin ardındaki gizemi başarılı şekilde yansıtıyor. Ayrıca geçmişte gerçekleşmiş olayların arkasına saklanması da güzel bir artı. Korku kısmı ise fazla değil. Oyun, daha çok gerilim odaklı. 34 TL, çok da yüksek bir fiyat değil ve yaklaşık 2 saatte tamamlanan oyun, üzerinde biraz daha çalışılsa çok daha iyi yerlere gelebilirmiş. Mesela biraz bulmaca eklenebilir veya bulunduğumuz alan daha da genişletilebilirmiş. Oyun, hem mekanik hem de yaratıcı olarak ilginç fikirlerle dolu ancak asla tam olarak tatmin edici değil.

Perception’ın Başlangıç Videosu Yayınlandı

FRAGTİST DEĞERLENDİRME

5 / 10

4 bölüm, 2 saatlik bir macera. Korku öğesi fazla değil ancak fikir olarak oldukça ilginç. Dileyenler, biraz daha indirim bekleyebilirler.
Oyun, hem mekanik hem de yaratıcı olarak ilginç fikirlerle dolu
Fikir olarak oldukça başarılı
Ufak tefek bug'lar
Kendini tekrar eden oyun dinamiği


Ceyda Doğan Karaş Editor in chief

86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren'li. Star Wars, Doctor Who, Yu-Gi-Oh ve Blizzard delisi. 93'ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.