Little Nightmares PS4 İncelemesi Little Nightmares PS4 İncelemesi

Little Nightmares PS4 İncelemesi

HaberİncelemelerOyun HaberleriOyun İncelemePlayStation 11 Mayıs 2017 16:44 Ceyda Doğan Karaş

Ürpertici atmosferiyle öne çıkan Little Nightmares, bakalım türünün hakkını veren cinsten mi, detaylar incelememizde. Little Nightmares PS4 İncelemesi

Korku ve gerilim oyunlarına, filmlerine olan açlığım yüzünden her seferinde canım yanar. Özellikle FPS korku, işin içerisinde girmişse vay halime. 1-2 saatlik oyun, olur sana 10 saat. Gıdım gıdım ilerlerim veya bir türlü o karanlık odaya giremem. E arkadaş, bir şeyler çıkacak belli yani… Little Nightmares ise aniden üzerimize fırlayan yaratıklar yerine, gerilim dozunu mükemmel tutturan atmosferik bir platform oyunu. 

Tarsier Studios tarafından geliştirilen oyunun hikayesi bizi küçük bir kız çocuğuyla tanıştırıyor. Kontrol ettiğimiz minik beden, fazla kırılgan ve zıplaması dahil, birçok vücut hareketi sınırlı. Six isimli ufaklık, Maw adındaki bir gemiden kaçmaya çalışıyor. Uyandığımızda tam olarak nerede olduğumuzun farkında değiliz ve karanlıktaki tek dostumuz, bizim gibi minik sarı yağmurluğumuz, ayrıca çakmağımız. Geminin hemen hemen her odasında bizi ürkütücü manzaralar bekliyor. Kendisini asmış bir amca, upuzun kollarıyla çocukların odasında gezinen tuhaf bir yaratık (tabii ki kendisinden kaçmamız gerekiyor), elinde devasa bıçağı ile mutfağın hakimi aşçı. Karşılaşacağımız her zorluk, bizi öldürmeye niyetli. Bu nedenden dikkatli olmalı ve mümkün olduğunca birçok zorluktan, tek hamlede kaçmalıyız.

Oyun, fazla uzun olmamasından kaynaklı, hikaye kısmından daha fazla detayı yazmama izin vermiyor. Bu nedenden en güzeli, oynayarak bir şeyleri keşfetmeniz çok daha tatlı olacaktır. Yaklaşık üç saat süren oynanışta, bize eşlik eden korkutucu ninni kıvamındaki müzikler de akılda kalıcı. Boss savaşları ise kaçmaya odaklı olduğu için insanı heyecanlandıran noktalara denk gelmek mümkün. Karanlığın içerisinden birden bire “oldukça” uzun kollu bir amca gelse; bence siz de kaçarsınız. Six’in minikliğinden faydalanıp, yatak ve masa altları dahil, gölge kısımları doğru kullanmanız gerektiğini unutmayın.

Oyunun kontrol kısmında PC tarafında pek yorum yapamayacağım ancak PS4 tarafında, belli noktalarda kanser eden zamanlara denk geldiğimi itiraf etmeliyim. Oyun, bulmaca türünün de güzelliğine sahip olduğu için belli şeyler ne kadar ortada olursa olsun, tam olarak istenilen yerde durmazsanız, Six’in tek yaptığı size boşa zaman harcatmak oluyor. En basit örnek, bir oyuncağı düğmeye fırlatmanız lazım ki asansör çalışsın ama o “lanet olası oyuncak!” bir türlü düğmeye fırlatılamıyor, üstelik zibilyon denemeye rağmen. Tabii ki tam olarak oyunun istediği noktadan, o oyuncak fırlatılırsa sorunun çözümü kolay. Yine de kontrol kısmında PS4 tarafı, kimi zaman can sıkıcı. Kısacası ortada Six’in, bazen ısrarla tutmasını istediğimiz eşyayı tutmamakta direniyor durumu mevcut. Özellikle tırmanma ve bir eşyayı taşıma kısmında iki kuşa aynı anda sürekli basma konusu, bir yerden sonra insanın elini yoruyor.

Oyunla ilgili diğer sıkıntı yaratan nokta ise kayıt sistemi.  Oyun içerisinde belli noktalarda sönmüş fenerlere denk geliyoruz. Bunları yakarak, oyunu kaydetmiş oluyoruz. Ancak olur da ölürseniz, sanki o kayıt hiçbir işe yaramamış gibi daha geriden oyuna devam edebiliyorsunuz veya daha kötüsü kayıt edip, oyundan çıktınız diyelim. Geri girdiğinizde yine oyunun kendi otomatik kaydı yüzünden, geride başlayabiliyorsunuz. Belki de oyundaki fazladan yarım saatimi, bu kayıt sistemine borçluyumdur.

Tabii ki ortada üç yanlış bir doğruyu götürür durumu söz konusu değil. Oyun, kısa da olsa, kayıt sistemindeki sıkıntıya veya el yoran kontrollere de sahip olsa; atmosfer ve hikaye bakımından parasının hakkını sonuna kadar veriyor. İncelemenin yayında olduğu tarih itibariyle oyun, Steam’de 31 TL ve bu fiyat, indie bir yapıma için oldukça iyi. Hatta bana göre Little Nightmares, Outlast 2’den çok daha başarılı bir korku oyunu. Bunu, sürekli oyuncuyu geren zamanlarına, oda tasarımlarına ve kullanılan grafiğin sanatsal yapısına yoruyorum. Kişisel olarak platform türüne hastayımdır, bunu gerilim ile bir araya getiren yapımcı ekip, oyuncuyu gizemli bir hikayenin ortasına bırakmayı başarıyor ve bunu sanatsal, mükemmel grafiklerle harmanlıyor.

Outlast 2 İncelemesi

FRAGTİST DEĞERLENDİRME

7 / 10

Indie, platform ve gerilim türü bir arada ilginizi çekiyorsa; deneyebilirsiniz. Ancak kısa süreli oynanış konusunda uyarmak isterim.
Etkileyici müzik ve atmosfer
Görsellik bakımından oldukça doyurucu ve detaylı
Merak uyandıran hikaye gidişatı
Kısa süren oynanış
Kontroller kimi zaman can sıkabiliyor
Oyun sonu, bazılarınızı tatmin etmeyebilir


Ceyda Doğan Karaş Editor in chief

86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren'li. Star Wars, Doctor Who, Yu-Gi-Oh ve Blizzard delisi. 93'ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.