Wonder Woman, Öyle Görüldüğü Kadar “Harika” Değil Wonder Woman, Öyle Görüldüğü Kadar “Harika” Değil
Wonder Woman'ı yere göğe sığdıramayan çok ancak hak etmediği yerde olduğu kesin. Keyifli bir filmin ardında başka şeyler var. Wonder Woman, Öyle Görüldüğü Kadar “Harika” Değil

DC, film konusunda bir türlü sırtını sağlam yere dayayamadı. Açıkçası dizi tarafında gerçekten başarılı bulduğum birkaç isim var ancak film konusunda günümüze yaklaştıkça, bir şeyler eksiliyor. Oysa Marvel ve DC kapışmasında genelde tarafımı Batman’dan yana tutarım. Ne de olsa hazırlıklıysa Batman alır. Geyik bir yana son zamanlarda birçok film eleştiri sitesinden neredeyse tam puan alan Wonder Woman’ın, bu kadar yükseltilmesi bana tuhaf geldi.

Wonder Woman, türüne bakıldığında başarılı ve keyifli bir film ancak asla “mükemmel” değil. Zaten başroldeki hatun Gal Gadot, taş ve kendisini severek takip ettiğimi itiraf etmeliyim. Batman v Superman filminde de oyunculuğuyla, gülüşüyle birçoğumuzun kalbini çalmayı başarmıştı. Peki “kişisel” olarak bu filmi neden beğenmedim konusuna gelirsek; fazla zorlama. Doğru okudunuz. İlk başta olaylar gayet hoş ve detaylar da göz dolduruyor. Spoiler olmaması adına fazla ipucu vermeyeceğim ancak atmosfer konusunda film, istediğimizi vermeyi başarıyor.

Hikayemiz ise Wonder Woman’ın Bruce’dan aldığı fotoğrafın ardındaki gizemi anlatıyor. İlk birkaç dakikada Bruce’un mektubunu okuyor ve ardından Diana ile geçmişe yolculuk yapıyoruz. Yaklaşık yarım saatlik süreçte Diana’nın küçüklüğünden itibaren yaşadıkları ve ardından eğitim konusunda yaşadığı zorluklara şahit oluyoruz. Ardından, olanlar oluyor ve uzun süredir barış içerisinde yaşanan adanın, savaş haline girdiğini görüyoruz. Bu ada nedir, neden sadece kadınlarla doludur gibi konuları filmden öğrenmeniz daha doğru olacak. Zaten Wonder Woman’ın hikayesini bilen, karakterlere kadar her şeyi biliyordur ancak hiçbir şey bilmeyenler için ne yazsam spoiler olacak; en güzeli izlerken keşfetmeniz.

Film, daha çok Diana’nın takıntısı etrafında gelişiyor. Bu takıntı, doğal olarak barışı Dünya’ya yeniden getirmek ve bunun ardındaki kötülüğü yok etmek. Ayrıca bu takıntı, bizi Birinci Dünya Savaşı’nın tam ortasında uyandırıyor. Kişisel yorumum; film çok güzel başlarken bazı sahnelerin fazla zorlama olarak filme eklenmesi. Kabul ediyorum, keyifli bir filmdi ancak öyle 90 puanlarda gezecek kadar da efsane değildi. Açıkçası Ghost in the Shell’i yerden yere vuran bir kitlenin, Wonder Woman’ı daha başarılı bulması bana komik geliyor.

Profesyonel film eleştirmeni değilim ancak bir filmi izlerken keyif verip vermediğini anlarım, müziklerine dikkat ederim veya insanın tüylerini diken diken eden detaylara önem veririm. Bu yazıyı okuyanların da ne demek istediğimi anlayacaklarını biliyorum.

Wonder Woman, efsane bir film değil ancak keyifli bir film. Dövüş sahneleri olsun, Diana’nın ilk kez farklı insanlarla tanıştığındaki tepkileri olsun, duygularını keşfederken alev çemberinin ortasında uyanmanın ne kadar zor bir şekilde keşfettiği konusu olsun ve oyunculuk dahil birçok anlamda her şey güzel. Muhtemelen izlerken birçoğunuz aynı şeyi hissedeceksiniz, eğer Wonder Woman delisiyseniz, onu beyazperdede adam pataklarken görmek, çok eğlenceli olacaktır. Tabii dövüş sahnelerini harmanlayan o efsane amazon müziğini daha fazla duysaydık, pek tatlı olurdu.

Hazır müzik dedik, ona da ufaktan değinmek gerek. Film müzikleri, etkileyicilikten çok uzak. Dövüş sahnelerine ayak uyduran notalara denk gelmek, pek mümkün değil. Wonder Woman’ın kendi müziği zaten efsane, ona dil uzatmak ayıptır. 

Tabii ki bu yazdıklarım, ne çok olumlu ne de çok olumsuz olarak bizi bir yere götürmüyor. Çünkü film berbat değil, bir yandan efsane de değil. DC’nin en iyi filmi “kesinlikle” değil. Muhtemelen beklentilerimi yüksek tuttuğum için filmden fazla etkilenmedim. Siz, siz olun beklentilerinizi çok yükseltmeyin. Ayrıca çizgi roman takipçisiyseniz, kendinizi biraz soyutlayın ve eğlenceli, bir kadının efsane gücünün ardındaki gizemi anlatan hikayeye odaklanın yeterli. En güzeli budur.

Wonder Woman Çok Yakında 3D ve Türkçe Dublaj Seçenekleriyle Sinemalarda



Ceyda Doğan Karaş Editor in chief

86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren'li. Star Wars, Doctor Who, Yu-Gi-Oh ve Blizzard delisi. 93'ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.