Alien: Covenant ve Kafalardaki Çılgın Sorulara Cevaplar! Alien: Covenant ve Kafalardaki Çılgın Sorulara Cevaplar!
Alien Covenant hem sevildi hem sevilmedi, bazı soruları cevapladı bir o kadar da soru bıraktı işte bana en çok sorulan soruların benceleri! Alien: Covenant ve Kafalardaki Çılgın Sorulara Cevaplar!

Alien: Covenant sevildi ve sevilmedi artık her film, dizi, kitap, oyun vs. konusunda olduğu gibi bunda da farklı görüşler var. Ancak konumuz bu değil, bana sosyal medya üzerinden “abi bu David bu engineer’ları neden öldürdü ki, David neden Xenomorh yaratmaya çalıştı?” ve benzer şeklide çeşit çeşit sorular geldi (zaten bir süredir de yazmayı planlıyordum bu konuyu bahane oldu) ben de oturup yazayım dedim. Tabii ki bütün soruların cevapları bende değil, oturup Ridley amcaya sormak lazım 🙂

David neden engineer’ları öldürdü konusundan girip hem arkadaşlardan gelen hem de benim aklıma gelen her soruya bilgim dahilinde cevap vermeye çalışacağım. Bu arada güzel olduğu kadar kötü sahneler de vardı benim için, o kötü sahneleri de en son kısımda belirteceğim.

Efendim bundan sonrası Alien: Covenant’ı izlemediyseniz spoiler içeriyor dememe gerek yok sanırım ama SPOILER bundan sonrası, kapat, kapat! Sonra gelir okursun.

Prometheus’un yarım bıraktığı işi tamamlayan Covenant yine onun izinden gitmeyi de ihmal etmiyor yani geride sorular bırakıyor. İşte o sorulardan bir tanesi de bu. David enginner’ları neden öldürdü?

Peki David engineer’ları neden öldürdü? Aslında sorunun cevabı çok basit, David ilk etapta engineer’ların mekanına gitmeye kadar verdi çünkü fikir oldukça basitti. Kendisine deneylerini gerçekleştirebilmesi için güvenli ve bilinmeyen bir bölge gerekiyordu. Bu gezegenin seçimi aynı zamanda engineer’ların araştırmalarından yararlanmaktı. Ha bir de Prometheus’ta gördüğümüz üzere Trilobite’ın enginner’dan türeyişi David için güzel bir örnek olmuştu. Çünkü hepimizin bildiği üzere David kendi üstün ırkını yaratmak istiyor. İki filmdir de bunu bağıra bağıra gösteriyor.

Hikayede bir de döngü konusu var. İsterseniz buna hayat döngüsü adını da verebilirsiniz ve bu kısım için biraz şiirsel diyebiliriz. Hatta David’in sanat konusuna da bu kadar ilgili oluşunu, bu şiirselliğe bağlayabiliriz. Ya da tam tersini de söyleyebiliriz.

Prometheus’un girişini hatırlarsanız engineer’lardan bir tanesi bildiğimiz yaşamı yaratmak için kendi geliştirmiş oldukları silahı kullanıyor, siyah sıvıyı içiyor, bu paraziti kendi üzerinde kullanıyordu ve kendini yok ediyordu. David’in bir lafı vardı “Yaratmak için önce yok etmek gerek” işte tam bu sahneye denk geliyor bu laf.

Daha anlaşılır ve özet bir şekilde yazmaya çalışırsam. Engineer’lar siyah sıvıyı yarattılar, siyah sıvı ve enginner insanlığı yarattı, insanlık David’i yarattı. David engineer’ları kendi silahları ile öldürdü ve kendi üstün ırkını Xenomorph’u yarattı.

David aynı zamanda hayatı boyunca kendini köle olarak görüyor, ancak aynı zamanda da yaratılışının sadece insanlara kölelik etmek değil ondan daha öte olduğunu düşünüyor. Hatta bu öte olma konusu işte bu yaratma konusuna denk geliyor. David kendisini insanlığı yaratan enginner’lar, sentetikleri yaratan insanlar gibi görüyor. Sıranın kendisinde olduğunu düşünüyor ve Xenomorph’u yapmak için deneylerine başlıyor. İlk deneyi de hatırlarsanız Prometheus’ta Charlie Holloway‘ın içkisi içerisine kattığı siyah sıvı ile başlıyor.

Xenomorph David’in kusursuz canlı türü onun başyapıtı.

Daha fazla ilerlemeden önce David’in kendi adını Peter Wayland’e söylediği sahnede görüyoruz ki Davut heykeline bakıyor ve kendisine bu adı o sahnede seçiyor. Buradan şöyle bir bağlantı da çıkartabiliriz belki, o da David vs. Golitath (Davut vs Câlût). Bu filmde de Goliath engineer’lar sayılabilir mi bir nebze? Bu sefer de ben size sormuş olayım 🙂

Benim dikkatimi çeken diğer bir sahne ise David engineer’ları öldürürken, düşünceli ve biraz da üzgün görünüyordu, belki de bana öyle geldi. Hatırlarsanız yaratmak için önce yok etmelisin lafı var David’in, evet David bunun için üzgün değil amacına ulaşmak için attığı bir diğer adım ancak şunun da farkında, o engineer’lar ne kindar ne açgözlü ne de başka bir şey, fedakarlar yeni bir türün yaşam bulması için kendilerini feda edebilecek kadar. Burada David’in bir sentetik olarak duyguları olmasa da bir noktada kendince bir acıma duygusu geliştirmiş olduğunu görüyorum ben. Aynı şekilde deneyleri için kullanmak zorunda olduğu Elizabeth Shaw üzerinde ki duyguları gibi.

David ve Elizabeth konusunda bir de şu nokta var o da doğum konusu. Elizabeth David için muhteşem bir denek. David, Elizabeth Shaw’u gerçekten seviyor muydu? Bu tartışılır. Ancak David’e insanmış gibi davranan, ona dostça davranan, ona değer veren, onu kafası kopuk şekilde orada bırakmayıp yanına alan, tamir eden bir kişi. David’e belki de ilk kez bu kadar değer veren bir kişi. Zaten Covenant’ın ilerleyen sahnelerinde David, Walter ile konuşurken bunları çok açık şekilde dile getiriyor. Ancak bu sevgi nasıl? Dostça mı yoksa aşk mı orası için kesin konuşamıyorum.

Sonuçta David’in kesin bir amacı var, o da kendi üstün canlı türünü yaratmaktı. Bunun için pek sevdiği dostu, arkadaşı artık adını siz koyun Elizabeth’i denek olarak kullanmak zorundaydı. Ancak bir noktada hatuna olan sözünü tuttu, yani Elizbeth’in tek isteği olan engineerları bulma sözü. Onu, onların yanına götürdü. Kısmen de olsa.

Fakat David asıl amacı için Elizabeth’i kullanmak zorundaydı ve bunu yaptı. İlk alien yumurtasını yarattı. En sonunda David, yumurta, facehugger ve insan kombosu ile kusursuz ilk Xenomorph’u yani kendisinin başyapıtını yaratmış oldu.

David’in Walter’ın yerine geçmesi konusunda ise bir çok spekülasyon var. Bunlardan bir tanesi aynı zamanda benim de oldukça aklıma yatan David’in Walter’ı ilk etkisiz hale getirdiği zaman kendi benliğini David’e aktarmış olması. Ancak tam kontrol altında tutamıyor oluşu. Yani tek sentetik içerisinde hem David hem de Walter var. Ancak bu durum çok uzun sürmüyor ve bir noktadan sonra David Walter’ı bastırarak kontrolü tamamen ele geçiriyor.

Bu düşünce bana David’in önce kendi saçını sonra da Walter’ın elini kesip onun taklidini yapmasından daha mantıklı ve akılcı geliyor. Ancak diyeceksiniz ki bu kadar kısa sürede nasıl oldu, aslında kısa sürede olmadı orada arka arkaya izlediğimiz olaylar aslında biliyorsunuz ki eş zamanlı işleniyor biz sadece arka arkaya sıra ile gerçekleşiyormuş gibi görüyoruz.

Neden daha mantıklı derseniz, David daha Walter’ı gördüğü anda planını yapıyor. Yani onun yerine geçme planını daha ilk anda kuruyor, daha ilk anda saçını kesmesi zaten buna bir işaret, kendisini daha ilk etapta Walter’a benzetiyor ki diğer kişilerin ilerleyen zamanda ayırt etmesi daha zor olsun. Tabii bu kısım dediğim gibi varsayım, kesin bir gerçekliği yok ancak bu nedenlerden dolayı benim için en akla yatan açıklama budur. Bu kısımda bir hatam varsa sizlerin de açıklamalarını aşağıda görmekten memnun olurum.

Gelelim beni de gıcık eden sahnelere.

Bunlar dışında sevmediğim sahnelere gelirsek. İkinci kaptan olan Oram’ın gidip yumurtaya kafasını uzatması. İki dakika önce üstüne mermi boşaltmaktan çekinmeyeceğin sentetiğin lafına güvenip kafa uzatıyorsun oraya olacak iş değil, kaptan adamsın senin daha zeki olman lazım.

Burnunu bitkinin dibine sokan asker konusu da çok tartışılıyor, hem kötü hem iyi bir sahne, çünkü oradaki ekip tamamen kafası süper çalışan insanlardan oluşmuyor o adam bildiğin düz asker, odun asker rolünde bir asker, o yüzden ben çok takılmadım. Ancak evet bilinmeyen bir gezegende bilinmeyen bir tabiyat vs. içindesin sokma burnunu her yere değil mi? İşte ne geliyorsa insanın başına ya meraktan ya bumerang’dan geliyor efenim.

Diğer bir tilt olduğum sahne ise ilk doğan Xenomorph’un ellerini kaldırdığı sahneydi. Ne gerek vardı ki dedim. Tamam David ve onun üstün yaşam formu arasındaki duygusal bir sahne olsun istemişler sanırım ama sevmedim.

Pilot ablamız olan Upworth ise tam bir panik şov, o kadar soğuk kanlı şekilde uçuş yapabilen bir hatun nasıl oldu da o kadar çılgına döndü anlayamadım. Tamam korktu okey, ancak bir nebze daha kontrollü olabileceğini düşünmüştüm.

Şimdilik aklıma gelenler bu kadar belki daha fazlası ile daha sonra tekrar bir araya geliriz. Aklınızda sorular varsa yazın çekinmeyin, cevaplar varsa onları da yazın, sevinirim. Bir de en önemlisi yumurtalara dikkat edin.

Şu da şurada kalsın:

Alien: Covenant – Ridley Scott Bey Kendinize Gelin Lütfen, Napıyorsunuz?



Sonat Samir

Herşey 1993 senesinde arcade salonunu keşfetmesi ile başladı. Daha sonra eve giren Atari 2600 ile işlerin boyutu çok değişti. Video oyunları artık hayatının vazgeçilmez bir parçası. FRP hobisi ise hayatında ayrı bir öneme sahip.